Öz Geçmiş

Deneyimler

Broker Owner
Haliloğlu Emlak Pazarlama Yatırım Danışmanlık Yıl: 2022

Sertifika Bilgisi

Uygulamalı Tiyatro
KOMEK Yıl: 2019
Yaratıcı Drama
KOMEK Yıl: 2018
Sorumlu Emlak Danışmanı(Seviye 5)
Özgül Eğitim ve Yazılım Yıl: 2020
Satış ve Pazarlama
İzmit Ticaret Odası Yıl: 2008

Uzmanlık Alanları

TİYATRO

Meddah

TİYATRO

Çocuk Tiyatrosu

TİYATRO

Yetişkin Tiyatrosu

TİYATRO

Geleneksel Halk Tiyatrosu

Blog / Makaleler

GEREKSİZ YÜKLERDEN ARINMAK
GEREKSİZ YÜKLERDEN ARINMAK
20.01.202612 Görüntülenme

Gereksiz Yüklerden Arınmak: Sessiz Bir Ayrılışın Hikmeti İnsan, emek verdiğini mecburiyet sananlarla uzun süre yol y& [..]

Devamı
GEREKSİZ YÜKLERDEN ARINMAK
20.01.202612 Görüntülenme

Gereksiz Yüklerden Arınmak: Sessiz Bir Ayrılışın Hikmeti

İnsan, emek verdiğini mecburiyet sananlarla uzun süre yol yürüyemez. Gayretini bir borç gibi gören, bir kez “hayır” dediğinde düşman kesilen kimseler, dost değil; menfaatin gölgesidir. Onlar, sen çağrılmadan koştuğunda seni hatırlar, kendi yolunu seçtiğinde ise yok sayar.

Felsefe bize şunu söyler: İnsanın onuru, iradesiyle kurduğu sınırda başlar. Sürekli veren ama hiç görülmeyen kişi, zamanla kendini tüketir. Tasavvuf ise daha derin bir yerden seslenir: Yük olanı bırakmak, terk ediş değil; kalbi hafifletmektir. Çünkü gönül, hak etmediği ağırlıkları taşıdıkça Hakk’a yürüyemez.

Torpili erdem sanan, başkasının hakkını çiğnemekten hicap duymayan kişi; bugün sana tebessüm eder, yarın seni kolayca kötü ilan eder. Böyleleriyle aynı sofrada oturmak, ruhu aç bırakır. Zira helal hassasiyeti olmayanın dostluğu da istikrarsızdır.

Bazen yeni bir başlangıç, alkışsız olur. Destek gelmez, omuz veren olmaz. Ama bu, yolun yanlış olduğunu değil; yüklerin geride kaldığını gösterir. Tasavvufun diliyle söylersek: Her eksiliş bir kayıp değil, bazen bir kurtuluştur.

İnsanın kendine borcu vardır: Gönlünü sömüreni değil, büyüteni yanında tutmak. Gereksiz yüklerden arınmak, bir kopuş değil; özüne dönüş yolculuğudur. Ve bu yol, yalnız yürünse de hafif adımlarla yürünür.#özdegeryolculugu #gönültemizligi #hayir diyebilmek #ruhsalyükler #tasavvufidüşünce #felsefikhayat #sınırkoymak #içselözgürlük #yüklerindenarın #hakbilinci

ERDEM MEDİR?
ERDEM MEDİR?
20.01.20267 Görüntülenme

Erdem Nedir? Çağdaş Dünya ve Tasavvuf Perspektifinden Derinlikli Bir Bakış Erdem, en yalın hâliyle insanın [..]

Devamı
ERDEM MEDİR?
20.01.20267 Görüntülenme

Erdem Nedir?

Çağdaş Dünya ve Tasavvuf Perspektifinden Derinlikli Bir Bakış

Erdem, en yalın hâliyle insanın iyiye, doğruya ve güzele yönelme hâlidir. Ancak bu yöneliş; zamana, kültüre ve insanın hakikat anlayışına göre farklı katmanlar kazanır. Bugün erdem, bir yandan modern dünyanın etik tartışmaları içinde ele alınırken, diğer yandan tasavvuf geleneğinde insanın kemâle yürüyüşünün temel taşı olarak görülür.

Bu yazıda erdemi iki ana eksende ele alacağız: çağdaş dünya anlayışı ve tasavvufi bakış.

1. Çağdaş Dünyada Erdem

Modern dünyada erdem kavramı, daha çok etik, insan hakları, toplumsal sorumluluk ve bireysel farkındalık çerçevesinde ele alınır. Antik Yunan’dan bugüne uzanan felsefi mirasta, özellikle Aristoteles’in erdem anlayışı hâlâ belirleyicidir.

Aristoteles’e göre erdem, ifrat ile tefrit arasında denge kurabilme yetisidir. Cesaret, korkaklık ile delice atılganlık arasındaki orta hâl; cömertlik, cimrilik ile savurganlık arasındaki ölçüdür.

Çağdaş Dünyada Erdemin Başlıca Boyutları

Bireysel Etik: Dürüstlük, adalet, sorumluluk bilinci

Toplumsal Erdem: Empati, hoşgörü, birlikte yaşama kültürü

Profesyonel Erdem: İş ahlakı, liyakat, güvenilirlik

Dijital Erdem: Mahremiyete saygı, doğru bilgi paylaşımı, nezaket

Modern insan için erdem, çoğu zaman başkalarına zarar vermemek, hak ihlali yapmamak ve etik sınırlar içinde kalmak olarak tanımlanır. Bu anlayış, davranış merkezlidir ve çoğunlukla dış dünyaya dönüktür.

2. Tasavvufta Erdem: Ahlâktan Hâle

Tasavvufta erdem, yalnızca davranış değil, hâl meselesidir. Yani insanın yaptığı şeyden önce ne olduğu önemlidir. Erdem, kalpte başlar; niyetle şekillenir ve davranışa yansır.

Tasavvuf geleneğinde erdem, insanın nefsini terbiye ederek Allah’a yaklaşma yolculuğunun bir parçasıdır. Bu yolculukta ahlâk, öğrenilen bir kural değil; yaşanan bir hakikat hâline gelir.

Bu anlayışın özünü en güzel ifade eden isimlerden biri Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’dir. Onun yaklaşımında erdem, sevgiyle yoğrulmuş bir varoluş hâlidir.

Tasavvufta Erdemin Temel Unsurları

Edep: Haddini bilmek, her hâliyle ölçülü olmak

Tevazu: Kendini değil, hakikati yüceltmek

Sabır: Zorlukta şikâyeti terk edip hikmeti beklemek

Şükür: Verilene razı olmak, verilmeyeni de hayır bilmek

Merhamet: Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmek

Tasavvufta erdem, insanı ben merkezli bir hayattan hakikat merkezli bir hayata taşır. Burada amaç “iyi görünmek” değil, iyi olmaktır.

3. Çağdaş Erdem ile Tasavvufi Erdem Arasındaki Fark

Çağdaş Anlayış

Tasavvufi Anlayış

Davranış odaklıdır

Hâl ve niyet odaklıdır

Toplumsal uyum önceliklidir

İlahi yakınlık önceliklidir

Akıl ve etik kuralları esas alır

Kalp ve irfan merkezlidir

“Doğru olanı yap” der

“Doğru olanı ol” der

Bu iki yaklaşım birbirine zıt değil; aksine tamamlayıcıdır. Çağdaş etik, toplumu düzenler; tasavvuf ise insanın iç dünyasını inşa eder.

4. Bugün Erdemli Olmak Ne Demektir?

Bugünün dünyasında erdemli olmak;

Güçlüyken adil,

Haklıyken merhametli,

Bilgiliyken mütevazı,

Yalnızken de doğru kalabilmektir.

Tasavvufi bakışla ise erdemli olmak, insanın kendini aşarak daha büyük bir hakikate yönelmesidir. Bu, bir yolculuktur; bitmez, derinleşir.

Sonuç

Erdem; ne yalnızca kurallar bütünü ne de soyut bir ahlâk idealidir. Erdem, insanın kendisiyle, toplumla ve hakikatle kurduğu ilişkinin niteliğidir. Çağdaş dünyada erdem bizi dengede tutar; tasavvufta ise bizi kendimize getirir.

Gerçek erdem, insanın içini temizlemeden dışını güzelleştirmeye çalışmamasıdır. Çünkü kalp düzelmeden hâl düzelmez; hâl düzelmeden dünya güzelleşmez.

İfrat ve Tefrit Nedir? Ölçünün Kaybolduğu Yer
İfrat ve Tefrit Nedir? Ölçünün Kaybolduğu Yer
20.01.202612 Görüntülenme

İfrat ve Tefrit Nedir? Ölçünün Kaybolduğu Yer İnsan hayatında denge, ahlâkın ve huzurun temelidir. [..]

Devamı
İfrat ve Tefrit Nedir? Ölçünün Kaybolduğu Yer
20.01.202612 Görüntülenme

İfrat ve Tefrit Nedir? Ölçünün Kaybolduğu Yer

İnsan hayatında denge, ahlâkın ve huzurun temelidir. Bu dengenin bozulduğu iki uç vardır: ifrat ve tefrit. Her ikisi de ölçünün kaybolduğu, insanı doğru olandan uzaklaştıran hâlleri ifade eder.

İfrat Nedir?

İfrat, bir duygu, düşünce ya da davranışta aşırıya kaçmak demektir. Gereğinden fazla yapılan her şey ifrattır. Cesaretin gözü karalığa, cömertliğin savurganlığa, sevginin kör bağlılığa dönüşmesi ifrata örnektir. İfrat, çoğu zaman iyi niyetle başlar ama sonuçta zarar doğurur.

Tefrit Nedir?

Tefrit ise bir konuda eksik kalmak, yapılması gerekeni yapmamaktır. Korkaklık, cimrilik, ilgisizlik ve sorumluluktan kaçmak tefrit hâlleridir. Tefritte zarar, çoğu zaman ihmalden ve boşluktan doğar.

Orta Yol: İtidal

Bu iki uç arasında kalan denge hâline itidal denir. Bu anlayış, ahlâk felsefesinde Aristoteles’ten tasavvufa kadar birçok düşünce geleneğinde merkezdedir. Tasavvufta ise itidal, nefsin aşırılıklardan arındırılması ve kalbin ölçüye kavuşmasıdır.

Tasavvufi Bakışla

Tasavvufa göre ifrat da tefrit de nefsin oyunudur. Hak yolunda ilerlemek, azı çoğu değil; yerinde olanı bilmektir. Edep, ölçüyü korumaktır. Ölçü kaybolduğunda hikmet de kaybolur.

Sonuç

İfrat ve tefrit, zıt gibi görünse de aynı noktada buluşur: denge kaybı. Erdem ise dengede kalabilme sanatıdır. Ne fazlası ne eksiği… Çünkü insanı olgunlaştıran, uçlar değil orta yoldur.

Diğer haberlerimize göz atabilirsiniz. Tümünü Görüntüle

İletişim Bilgileri

Adres

İzmit /KOCAELİ / TÜRKİYE

Sosyal Medya

E-Mail Adresi

mail@ozcanhaliloglu.com

Telefon Numarası

+905443325233

Görüşleriniz bizim için değerlidir